İçinde bulunduğumuz zaman dilimine baktığımızda normalde göremeyeceğimiz kadar sorunla başbaşa kaldığımız ve bu sorun yumağının yaşantımızı ciddi şekilde etkilediğini görürüz. Şu bir gerçek ki dünya değişiyor ve bu değişimle birlikte gelecekte nasıl bir hayatımız olacağını pek kestiremiyoruz. Gelecek derken uzak gelecekten bahsetmiyorum, yarınımızın bile ne olacağı belli değil. Zaten kötü olan dünya ekonomisi Covid 19 salgını nedeniyle daha da dibe vurup içinden çıkılmaz bir hale geldi. Bir çok sektör batarken İnternet üzerinden ticaret yapan kişi, şirket, kurumlar ayakta kalmayı başardı ve bu durumun dünya ekonomisine olumlu katkıları oldu. E ticaretin gelişim sürecine baktığımızda dünya ticaretinde önemli bir yere sahip olduğu artık bilinen bir gerçek. Amazon, Alibaba vs gibi şirketlerin yıllık ciroları milyarlarca doları geçmiş durumda. Bunun önemli bir nedeni İnternet üzerinden yapılan alışverişin kolayca yapılıyor olması ve İnternetin geçmişe oranla daha güvenilir hale gelmesidir.

Belirtiğimiz bu durum yani İnternet üzerinden satış, sanat dünyasınında ilgisini çekmiştir ama şu anda istenilen düzeyde değildir. Sanat ekonomisi dünya genelinde düşüşe geçmiştir. Bu genel ekonominin sanat üzerinde ki olumsuz etkisinden kaynaklanmaktadır. Sanat eseri fiyatlarında artış olsa da genel olarak satışlarda büyük bir düşüş var. Yani toplam sanat eseri satış hacmi 10 yıl öncesinin gerisinde. Dünya genelinde durum böyle olunca Türkiye’de ki sanat piyasasının bundan etkilenmesi çok normal. Yakın geçmişte yaşanan global çaptaki finansal kriz ve Covid 19 un yarattığı durağanlık her ne kadar satış hacmini aşağıya çekse de online satışlarla bu durumun düzelebileceğini söyleyebiliriz. Mesela şu anda ABD de İnternet üzerinden yapılan sanat harcamalarının hacmi 1 milyar dolar civarındadır. 2025 yılında bu harcamaların artarak 2.5 milyar dolara çıkacağı tahmin ediliyor. Bu rakamlara diğer ülkeleri de eklediğimizde İnternet üzerinden yapılan sanat harcamalarının sanat ekonomisine ciddi katkıları olacağı kanaatindeyim. Burada neden İnternetin, sosyal medyanın, online satışın tercih edildiğini kendimize sormamız gerekiyor.

Artık imgesel bir zaman düzlemi içinde yaşıyoruz ve hız hayatımızın belirleyici ögesi oldu. Günlük hayat koşuşturmacası, yoğun iş temposu ve özellikle büyük şehirlerde ki dağınıklığın ve kaosun yarattığı zaman kaybı nedeniyle insanlar sosyal hayatlarına, hobilerine, tatillerine vs daha az zaman ayırmak durumunda kalıyorlar. Yoğun trafik nedeniyle eve ulaşmanın bile sorun haline geldiği bu dönemde doğal olarak kafe, restoran, sinema, tiyatro, müze ve sanat galerilerine giden insan sayısında yaşanan azalma bilinen bir gerçek. Özellikle içinde bulunduğumuz Covid 19 un yarattığı etkiyi de buna eklediğimizde hayatın tıkandığını söyleyebiliriz. Durum böyle olunca da insanlar kendilerine İnternetin sağladığı özgür ortamı hayatın içine soktu. Artık bilgisayar yada cep telefonu olmayan insan sayısı yok denecek kadar az ve bunun doğal sonucu olarak da sosyal medya, online iletişim hayatımızın bir parçası haline geldi. Bu durum sanat ortamına da yansıdı. Eskiden sanat galerilerinde, müzelerde yada özel alanlarda görülen sanat eserleri artık 7/24 İnternette görülebiliyor, hatta satın alınabiliyor.

Tabi burada akıllara gelen ilk soru şu. Acaba sanal ortamda görülen bir yapıt gerçekte karşılaştığımız bir yapıtla aynı etkiye sahip olabilir mi? Yada sanal ortamda görücüye çıkan bir sanat eserinin görünümü, özelliği, kalitesi nasıl anlaşılacak? Online izlediğimiz bir tiyatro oyunu tiyatro salonunda oynanılan oyun kadar bizi etkileyebilecek mi? Bu soruların cevabı tabi ki hayır olacaktır. Sanal ortamda görülen hiç bir şey gerçeği kadar etkili olamaz, ruhumuzun derinliklerine kadar sızamaz, çünkü izlenen tiyatro yada görülen eser bilgisayar, cep telefonu gibi bir aracı vasıtasıyla görüldüğü için gerçeğin kendisi değil görüntüsü olmaktadır ama bu durum gerçekle karşılaşmayı engelleme amacı taşımamaktadır. İsteyen kişi olanaklar dahilinde görmek istediği bir tiyatroyu, konseri, sergiyi belirtilen yerde görebilir yada coğrafi konum veya zaman sorunu nedeniyle görme olanağı olmayan durumlarda online görünüm sayesinde azda olsa bir fikir sahibi olabilir. Belirtiğimiz bu durum online satışlar içinde geçerlidir. Verilen iade garantisi yada gerçek yapıtın fiziki gösterimleri ile aşılan bu durum online satışı güvenilir hale getirmiştir, hatta bir takım güvenilir sitelerin haricinde sosyal medya üzerinden de satışlar yapılmaktadır.

İçinde bulunduğumuz imgesel zaman düzleminde görsellik üzerinden ilişki sağlanması nedeniyle online da en çok İnstagram ilgi çekiyor. Gerek sağladığı görünürlük, gerek satışa yaptığı katkı nedeniyle artık bir çok sanatçı, galeri, şirket, kurum vs İnstagram üzerinden satış yapıyor yada varlık gösteriyorlar. Mesela yıllardır Art Basel’e katılan Team Gallery 2 sene önce Art Basel’e katılmaktan vazgeçip İnstagram hesabından satışa başladı ve bunu devam ettirdi.

Tüm bu anlattıklarımız haricinde çok sayıda galeri önceden sosyal medya üzerinde kendine bağlı çalışan sanatçıların tanıtımını yaparken artık online satışa da geçmiş durumda. Eskiden sosyal medyayı sadece bir tanıtım ve haber alanı olarak kullanan galerilerin bu tavrı değiştirmelerinde ki en önemli etmen sanatçıların sosyal medya ve online satış platformlarında yaptıkları satışlardır. Kısacası eski geleneğin yerini İnternet almış tüm ekonomik akışı ve hayata yaklaşımımızı değiştirmiştir. Yer, zaman kavramını ortadan kaldıran sanallığın yarattığı görünürlük ile artık herkes İnternetin sonsuz boşluğunda yol almaktadır.

Gelişmiş ülkelere göre Türkiye sanat pazarı oldukça küçüktür. Bu ülkemizin ekonomisinin içinde bulunduğu duruma göre doğru orantılı giden bir gerçek. Yani sanata ayrılan kişisel yada kurumsal bütçeler yeterli değil. Kısacası pasta küçük. Pastayı nasıl büyütebiliriz sorusu ayrıca ele alınması gereken bir konu.olsa da online satışların bu büyümeye ve sanatın gelişimine katkısı olacağı düşüncesindeyim.

Herhangi bir sanat eserine sahip olmanın verdiği hazı, mutluluğu sahip olanlar iyi bilirler. Dünyada tek yada sayılı oranda üretilmiş estetik bir değere sahip olma ayrıcalığının yanı sıra sanat eserlerinin uzun vadede değer kazanması, sanat eserine yatırılan paranın boşa gitmediği, sanat eserinin bir çeşit yatırım aracı olduğunun net bir göstergesidir. Her ne kadar bu genellememiz doğru olsa da sanat eseri uzun vadede değer kazandıran bir yatırım şekli olarak görülmelidir ve alım-satım işleri ile uğraşan kişilerin bu konuda kendilerini geliştirmeleri şarttır. İşte online sanat platformları bu konuda toplumun yada bireyin kendisini geliştirebilmesi için son derece önemli işlevleri olduklarını bilmeleri, satış dışında bilgilendirme ve tanıtım çalışmaları da yapmalıdırlar.

Şimdiye kadar sanatın online görünümü ve satışını bir gereklilik olarak anlatsak da insanların genelde gerçek eserle karşılaşması, yapıtı görerek alması son derece önemlidir. Hızla akan zaman ve günlük hayat koşuşturmacası içinde bunu her gün veya sık aralıklarla yapılması zordur. O sebeple sanatın toplu olarak gösterime çıktığı sofistike alanlara, fuarlara ihtiyaç vardır. Yılda 1 kere yapılan fuarlar her ne kadar sanat izleyicisini, alıcıları, sanatçıları ve galerileri tatmin etse de yılda bir kere olması nedeniyle yeterli değildir. İşte IAAF İstanbul Sanat ve Antika Fuarı oluşturduğu “IAAF Online Satış Platformu” ile sanatla ilgilenen herkesi tüm yıl boyunca tatmin edecek çalışma içine girmiştir. İnsanların sanata olan ilgisini arttırmak, sanatı ulaşılabilir hale getirmek, yeni ve genç olanı ortaya çıkartmak, sanatın ve sanatçının görünürlüğünü arttırmak için yapılan bu çalışma son derece önemli ve çağdaş Türk sanatına olumlu etkileri olan bir proje olarak dikkat çekmektedir.

Bireysel gösterim dışında sanat galerilerine de yer veren IAAF Online dünyanın her yerinden ilgili kişilerin 7/24 direkt ulaştığı, alım-satım yaptığı, bir anlamda gerçekleştirdiği fuarı tüm yıla yayan bir çalışmadır. Her gün gelişerek büyüyen, sanata olan ilgi ve talebi arttırarak sanatı hayatımızın içine sokan IAAF Online yerli ve yabancı bir çok sanatçıya kendini gösterme ve eserlerini satma olanağı dışında yeni sanat alıcıları yaratacak olması nedeniyle sanat piyasasına olumlu katkıları olacaktır.

Denizhan Özer

Aralık 2020, İstanbul