2000 yılında Dokuz Eylül Üniversitesi Buca Eğitim Fakültesi Resim Bölümü’nden mezun olan sanatçı 2003’te aynı üniversitenin Eğitim Bilimleri Enstitüsü Güzel Sanatlar Ana Bilim Dalında Yüksek Lisansını tamamladı. 2000 yılında Milli Eğitim Bakanlığı’nda resim öğretmeni olarak göreve başlayan Oktay Değirmenci 2009 yılından beri M.E.B. Ders Kitapları Komisyonunda  Görsel Tasarım Uzmanı olarak kitap illüstrasyonları yapmaktadır.

Kişisel sergilerinin yanında ulusal ve uluslararası birçok karma sergi, workshop ve sempozyumlara katılan sanatçı Doğa Sanatıyla ilgilen PATİKA SANAT GRUBU üyesidir. Sanatçı çalışmalarını İzmir’de sürdürmektedir.

 

 

Zaman zaman farklı konularda seri iş üretsemde resimlerimin ana konusu insandır. “İnsan” hem estetik bir form olarak hem de kavram olarak beni hep etkilemiştir. Birbiriyle bir şekilde temasta olan ve herhangi bir anda herhangi bir gurubun üyesi olan insanların resmidir.

Bu yıl IAAF (İstanbul Sanat ve Antika Fuarı)’na “I can’t breathe/Nefes Alamıyorum” adını verdiğim tuval üzerine akrilik bir seri çalışmamla katılıyorum.

Küresel salgın hepimizi derinden sarsmakta. Ne yapacağımızı bilememe durumu, tedirginlik, şaşkınlık, korku, can kayıplarının üzüntüsü ve eve tıkılmanın verdiği can sıkıntısı. Herkes yeni bir dünya düzeninden söz etmekte, komplo teorileri havada uçuşmakta ve neye inanacağımızı şaşırmaktayız. Bu durumun kendisi zaten nefes alamamıza engel oluyorken diğer taraftan yaşanan ırkçılık hepimizin gözleri önünde gerçekleşmekte ve nefeslerimizi tamamen kesmekteydi. “I can’t breathe/Nefes Alamıyorum” George Floyd’un boğazı sıkılarak ölmeden önceki bu son  sözü benim zihin ve duygu dünyamda kavramlaşmış artık yalnızca ırkçılığa karşı değil, tüm insan haklarının çiğnenmesine, adaletsizliğe, eşitsizliğe, sevgisizliğe, doğaya ve hayvanlara verilen zararlara karşı bir slogana dönüşmüştü.

Resimdeki kalabalıklar hem bu duyguyu taşıyan insanların biraradalığı olarak umudun temsili hem de eskisi gibi kalabalığa katılmanın özlemi olarak yer almaktadır.