1960 askeri hareketi ile Türk siyasi dünyasının ortasına darbe vurulan ancak 1961’nin özgürlükçü anayasasıyla kentlerin bahara sürüklendiği bu dönemde, 1967 senesinin bir ilkbahar sabahında bu özgürlükçü kent dünyası ile hiçbir somut bağı olmayan Türkiye’nin doğusunda Van’ın taşrası Çomaklı Köyü’nde ömrü boyunca çok hızlı konuşup çok hızlı yaşayacak ancak henüz bir bebek olduğu için ufacık bedeninin tahakkümüne de alışacak Haydar doğdu.
Doğduğunda önce anasının memesini sonra köydeki koyun ve keçileri ve buğday başaklarını gördü. İlk çocukluğunda koyunlara ve keçilere yarenlik etti, uçsuz bucaksız Van meralarında hayal etmeyi öğrendi. Okul çağına gelince buğdayların başağından ve koyunların kenesinden koparıldığı gibi anasının memesinden koparılarak yatılı okula verildi. Okulun bir yüzü Van’ın uçsuz bucaksız ovalarına bakarken bir diğer yüzü de Van Denizine ve onun zapt edilemeyen canavarına bakıyordu. Bu uçsuz bucaksız boşluğun ataletinden bunalan Haydar çamurdan ve kilden ürettiği heykelleri tandır ocağında pişirerek hiç doymak bilmeyen iştahını ve hayal gücünü doyuruyordu. Okulda çizmeyi ve çizgi ile hayal etmeyi öğrendi. Okulda yaptığı resimlerle beş kez ovasında ve bölgesinde birinci oldu. Sanatçının birincilik nişanelerini görmek isteyen siz değerli okuyucularımızı Van İskele Bölge Okulu’nun girişinde bulunan Başarılarımız Vitrini’ni görmeyi davet ederiz.
Gelecek davası ve ekmek kaygısına düşen Haydar, bir meslek edinip, para denen kapitalistlerin elini, garibanların ise dilini yakan o ünlü nesneye bir an evvel ulaşabilmek için endüstri meslek lisesine kaydoldu. Bütün bu uğraşların sonucunda sanatını da icra ederek geçinebilmek için İstanbul’a gelen sanatçı sonunda Mercan Yokuşu’nda bir tabelacı oldu. Birçok tabela yaptı ve birçok sekreter değiştirdi. Hayatın her anında sanatla yaşayan sanatçımız ömrü boyunca pek çok tablo, enstalasyon, heykel, dört çocuk ve sayısız borç yaptı. Sanatında olgunlaşan ve artık yaptığı eserler para eden Haydar tabelacılığı bırakıp kendisini tamamen eserler vermeye adadı. Siz değerli sanatseverleri fırça ve çiviyle yaptığı eserlerini görmek içinse Şişli’de bulunan atölyesine sadece gündüz saatlerinde olmak şartıyla davet ederiz.

Katıldığı Sergiler
-Van Belediyesi Sergi Salonu, 27 Nisan 2010
-Harbiye Askeri Müzesi, 5 Haziran 2011
-Van Akdamar Adası, 13 Eylül 2011 TBMM Necati Kültür Merkezi, Ankara, 25 Ekim 2011
-Üsküdar-Altunizade Belediyesi Sergi Salonu (Karma), İstanbul, 25 Kasım 2011
-Ankara Sıhhiye (Karma), 16 Şubat 2012
-Beşiktaş-İstanbul Bahçeşehir University, 15 Mart 2012
-Büyükçekmece Karavanserayı, İstanbul, 4 Ağustos 2012
-Deyim Sanat Galerisi, İstanbul, 2013
– CKM Kültür Merkezi, İstanbul, 2014
– Van Ticaret Odası, 2016
-Lütfi Kırdar Kongre Merkezi, İstanbul, 2016
-Gallery İdil, İstanbul, 2016
-Esenboğa Havaalanı, Ankara, 2017
-Gallery Apollon, İstanbul, 2017
-Contemporary Arts, Ankara, 2017
– R.C. Bilkent Gallery, Ankara, 2017
-Nişart Gallery, İstanbul, 2017
– Natural Life Touches İnternational Exhibition Art, Yunanistan, 2018
– The Galliard , Dubai, 2018
-Artankara, Ankara, 2018
-Red Sock On Mercan Slope, Tanevi Kültür Avlusu- Avluartspace, İstanbul, 2019
-Deyim Art Gallery, İstanbul, 2020