1968 yılında İstanbul’da doğdu. 1986 yılında girdiği Mimar Sinan Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi Seramik Mühendisliği bölümünü 1993 yılında bitirdi. Beklan Kızılçay figüratif stili benimsemiş bir sanatçıdır ve tablolarda figürlerin eylemlerinden bir karşı duruş dillendirdiğini duyumsarsınız. Kızılçay’a göre dünya yaşamı ruhsal işkenceye düşmeden, insanlık aklını başına toplamalıdır. İşte bu hedefle eline fırçasını alan sanatçı, dış dünyada gördüğü yanlışlıkları Surnaturel bir dile taşırken birden “güzel” boyutunun içine doğru süzülür. Fırçasından çıkan form birlikleri, belli bir ahenk içinde birbirini desteklerken renkler devreye girer. Tematik olarak şimdiki uygarlığımızı çökerten tüm girişimlerin sömürü, savaş, hırs, nefret ve öfkenin insanın yaşamından çıkıp gitmesini talep eden resim betimleridir tabloları. Betimlerde özellikle Surnaturel ve aşkın bir dil kullanılmıştır. Sanatçının betimleri zamansal kopmaların yanı sıra,armonik bir rüya gibidir. Beklan Kızılçay İstanbul’da yaşamaya ve çalışmalarına devam etmektedir.Surnaturel ve aşkın bir dil kullanılmıştır. Sanatçının betimleri zamansal kopmaların yanı sıra, armonik bir rüya gibidir. Beklan Kızılçay İstanbul’da yaşamaya ve çalışmalarına devam etmektedir.

MANİFESTO: Tablolarımda toplumsal etkileşimler kadın erkek ilişkileri tabiata insanın saldırısı ve bunların getireceği sonuçlar gibi temaları ön plana çıkartıyorum hırs narsizim egoistlik gibi ruh hallerinin toplumlar ve dünya üstündeki olumsuz getirilerini belki yaşamak üzere olduğumuz zamanları tablolarıma yansıtırken insanların ve doğanın uğrayacağı mutasyonu sergilemekteyim kendimizde arayıp sorguladığımız yaşama dair kaçışlar yada dahil olma arzularımızın yaşam döngüsünde gösterdiği değişkenliklerin ilişkilerimize olan etkilerini sunarken naturel figürler kullanarak zaman ve mekan kaygısı olmaksızın simgeler ve figürleri sürreal objelerle desteklemeyi komposizyonu geniş ama anlaşılır kılmak için sürnatürel bir tarz oluşturmaktayım

TEKNİK: Tuval üzeri yağlıboya uygulamaları tercih ediyorum tablolarımda perspektiften plana geçişler zaman ve mekansız alanlar kullanmayı tercih ederken renkleri çok sayıda karışımla kendime özgü pastel tonlarda harmanlıyor ve baskın rengi ön plana atarak vurguyu odaklamayı benimsiyorum yumuşak geçişler tezatında sert çizgiler kullanarak alan ve mekan derinliklerini sürreal anlatım biçimine taşımaktayım