Cart

Cart

Adviye BAL

1963 Çamlıyayla – Mersin’de doğdu. 1984 Atatürk Üniversitesi Coğrafya Bölümü; 2004 Marmara Üniversitesi Atatürk Eğitim Fakültesi Resim Bölümü’nden mezun oldu. Kendi kültürel coğrafyasından çıkarak, çağın içinden hem sanatın sorunlarını çözerek ilerliyor hem de söyleyecek sözü olduğunu ortaya koyduğu temalarla gösteriyor .Uluslararası fuar ve etkinlikler de olmak üzere çok sayıda karma ve kişisel sergiye katıldı. Resim ve heykel çalışmalarını İstanbul ve Bolu’daki atölyelerinde sürdürüyor.

KİŞİSEL SERGİLERİ

1982- 23 Temmuz Fuarı Sanat Galerisi- Erzurum

1993- Belediye Sergi Salonu -Adana

1996- Kültür Merkezi – İskenderun

2003- Halis Kurtça Kültür Merkezi – İstanbul

2007- Nilay Meral Sanat Galerisi – İstanbul

2008- Türk Dünyası Etkinlikleri – Sultanahmet

2008- Hakasya Özerk Bölgesi Festivali Canlı Performans ve Sergi – Rusya

2012- Adalı Sanat Galerisi – Göktürk – İstanbul

2014- Kartal Kültür Merkezi – İstanbul

2015- Demirtaş Ceyhun Kültür Merkezi – İstanbul

2016- Bindallı Sanatevi – İstanbul

2016- Çağdaş Sanatlar Merkezi -Ankara

2016- Küratör Sanat Galerisi-Ankara

2016- Dar Cephe Art Galeri – İstanbul

2018- Bindallı Sanatevi – İstanbul

2020- Bursa Devlet Güzel Sanatlar Galerisi – Bursa

2020- İzmir Resim Heykel Müzesi ve Galerisi – İzmir

 

Zaman nedir? Açıklayamam.                                                                                                                             Ama zamanın oluş-yok oluş noktaları arasında dilimlere ayrıldığını ve buna süreç dendiğini biliyorum.

Evrende eş zamanlı sayısız süreçlerden biri de sanatçı olarak ilgimi çeken  “insanlık tarihi” dir. Sonu henüz belli olmayan bu hikayeyi sürecin yapı taşı olan “an”lar oluşturur. Akış içerisinde kronolojik bir kaygı gütmeden “o an”ı betimliyorum.

Ben de bu hikayenin bir parçası ve yirminci yüzyılın son çeyreği ile yirmi birinci yüzyılın ilk çeyreğine tanıklık etmekte olan bir sanatçı olarak insanlığa önerilerim var.

İnsanların aynılaşması demiyorum ama eşitlenmesi… Önemli.

Bakış açılarının asgaride birleşmesi… Önemli.

Kavramlarda ortaklaşması… Önemli.

Umutsuzluk ve karamsarlık gibi zehirlerden arınmış pırıl pırıl ilişkiler ağı… Önemli.

Coşkumu, emeğimi, ömrümü, heyecanımı, tekniğimi yadsımadan ancak “özgünlüğü” en önemli yere koyarak  bu önerileri duyumsatması ereği ile eserlerimi yaratıyorum.